Wednesday, November 04, 2009

Duymak İstemiyorum!

  • Domuz Gribi
  • Islak İmza
  • Doğalgaz'a %50-70 oranında zam
  • Emekliye, Memura, çalışana ucundan acuk zam
  • İşsizlik oranı
  • Açılım
  • Sel
  • Ve(gündemden hiç düşmeyen o bildiğimiz konular)saire...

Artık daha güzel konular gündem olsun!
  • Sporda başarı (Futbol hariç) mümkünse!
  • Muhteşem Bale gösterisi ödüle ve seyirciye doymuyor.
  • X ressamın çok beğenilen koleksiyonu önümüzdeki ay Avrupa galerilerinde olacak.
  • Türkiye'nin X köşelerinde yeniden yapılandırılan park alanları yeşilin her tonuna evsahipliği yapıyor.
  • Yeşil alan konusunda ilk on ülke arasına girdik.
  • Artık çeşmelerden temiz su içilebilecek.
  • Trafik canavarı nihayet ülkemizi terketti.
  • Eski selamlaşmalar geri geldi. Şimdi halkımız sokakta gülümseyerek ve selamlaşarak yürüyor.
  • Geri dönüşüm amacıyla haftada bir gün sokak sokak dolaşan kamyonlar artık 2 gün dolaşacak. Bu ürünlerden dönüştürülen ürünler marketlerin en çok ilgi gören alanları.
  • Ülkemizin kütüphanesiz köşesi kalmadı. Sıradaki proje her köşeye sanat evi açılması olarak açılandı.
  • Yerli mallara büyük ilgi. Sadece okullarda kutlanan yerli malı haftası artık güncel hayatımızın bir parçası haline geldi.
  • Avustralya'nın böğründen tüm dünyayı etkisi altına alan UGG'lar 'out', Türkiye'nin ÇOBAN marka botları 'in'.
Fena mı olurdu?

Thursday, October 29, 2009

Burun'dan Patates'e Yolculuk...

Geçen cumartesi sanki o ben değildim Ortaköy'den Bebek'e ayağında terlik, üstünde kısa kollu t-shirt'le yürüyen...

Daha bir hafta bile olmadan bu ne soğuk? Artık bir ellerim, bir ayaklarım, bir burnum sıraya girdi üşümek için. Bugün adeta hepsi birbiriyle yarışıyor daha fazla üşümek için.

Bir arkadaşım var benim, Burcu. Taaa eskilerden, ortaokul ve liseden, ve hala arkadaşım. Onun hiç anlam veremediğim bir hoşlantısı (nesi denir bilemedim) vardı. Soğuk burunlara bayılırdı. Burnun mu soğuk, o zaman yandın. Burcu'nun elleri burnunu taciz edecek demektir.

Genellikle köpekler için ıslak burunlu olmanın sağlıklı birşey olduğunu söylerler. Acaba insanlar için de bir anlamı var mıdır soğuk olmasının... Islak olunca iyi olmadığını biliyoruz da, belki soğuğu makbuldür. lol (bilmeyenler olabilir düşüncesiyle : Laugh Out Loud sesli gülmek)

Bugünlerde Denver'a kar yağıyor. Arkadaşım resim koydukça keşke burada da yağsa diyorum. Gel gör ki buraya gelmiş neden havalar soğudu ki diye mızmızlanıyorum.

Biz insanoğlu ne menem birşeyiz böyle. Bir dediğimiz bir dediğimizi, bir yaptığımız bir yaptığımızı tutmuyor. Pek bir geçici heveslerdeyiz.

Hayata tad ve tuz herhalde böyle anlarda ekleniyor demek ki. Miktarını ayarlayamadığımız zamanlarda ise işte böyle gönlümüz onda, bunda, şundadır diyor.

Mesela, PATATES.

Genelde herkesin sevdiği birşeydir. Onun kızartmasını severiz, fırında olanını severiz, salatasını severiz, yemeğini severiz, püresini severiz. Fakat, haşlanmış olanını pek nadir yeriz. Hele de tuzu yoksa tadı da yok demektir. Eğer rejim yapmıyorsa veya hasta değilse ben bir patates haşlayıp yiyeyim diyen duymadım ama kızartıp yiyeyim diyen çok.

Demek ki bünyemizin olduğu kadar ruhumuzunda baharata, çeşniye, lezzete ihtiyacı var.

O zaman;

yarın yağmur yağsın hüznümü arttırsın. Ertesi gün güneş açsın iliklerimi ısıtsın. Bir sonraki gün kar yağsın gözümü okşasın. Daha da sonraki gün rüzgar kulağıma birşeyler fısıldasın. Bir sonraki gün......... Günler devam etsinde ben varsın güneş göreyim, varsın yağmur...

Tuesday, October 27, 2009

Sarı Yapraklı Gönlüm

Kadın milleti değil mi, sıkıldığı zaman ille bir şeyleri değiştirir. Ya gider saçına değişiklik yapar ya da evdeki eşyaların şeklini. Bende bir kadın olduğumdan blogumun arka planını değiştirdim. Değiştirdim değiştirmesine ama bakalım ne sıklıkla yazacağım!

Kafamdan geçen çok şey var. Malesef bir çoğu şikayet, beğenmemezlik, isyan ve herşeye gıcık olma durumları vesaire.

29 Ekim'de Türkiye'ye döneli bir sene olacak. Bu koskoca bir senede koskoca bir hiç yaptım. Biraz önce saydıklarımda hayatımda bu sıklıkta değilken artık bir yığın şeklinde.

Artık haberleri seyretmek bile ızdırap geliyor. Bir maç sonrası bile normal davranışlarda bulunamayan bir toplumun içerisinde yaşarken tanıdığım insanların 'alıştın mı bari' sorularına ' bu düzensizliğe alışmak isteyen kim' diye cevap verdiğimde 'ama alışman lazım, burası böyle, sende bunu kabulleneceksin' diye cevap verdiklerinde neden değişemediğimizi daha çok anlıyorum fakat kabul etmek istemiyorum.

Haftasonu eklerinden birinde Nasa'da görev yapmış bir bilim insanımızın 18 ayda aldığı 133 red cevabıda beni şaşırtmamalı aslında ama elimde değil. Neden böyle koşullarda yaşamak zorunda olduğumuzun hesabını kimselere soramıyoruz?

Bunun yanı sıra en cahilden saydığımız adam bile 'abercrombie' ya da bazılarının deyimiyle 'aborombi' lerden haberdar olup sahip olmaya çalışması bana çok garip geliyor. Kenar mahalle delikanlıları diye tabir edilen gençlerin aynı tip kestirdikleri saç traşlarıyla modayı takip ettikleri anlaşılsa da ağızlarını açtıklarıda ağızlarından dökülenlerin sadece küfür olmasıda bana bir deyimi değişik yorumlatıyor; saçı yapılı, aklı kıt...

Ben mükemmel değilim. Kendimi abartmıyorum gözümde. Ama sokağa adım attığım andan itibaren öyle gariplikler ve tezatlıklarla karşılaşıyorum ki işte o zaman isyanım başlıyor herkese ve herşeye. İşte bu yüzdendir suskunluğum çünkü çok şikayetim var hayata.

Sayfamı sonbahar yapraklarıyla donattım fakat öyle bir şehirde yaşıyoruz ki doğru dürüst ağaç olmadığı için sonbaharın o muhteşem renkli yaprak festivalini bile doyasıya yaşayamıyoruz.

Al sana bir şikayet daha...

Friday, August 07, 2009

Online Dergi

Online dergi okumak ister misiniz?

Henuz cok yeni bir dergi olan DM (dergimerkezi.com)"i onermemin amaci aslinda bir arkadasimin orada kendi yazilariyla birkac sayfada yerini almasi. Bu aylik bir online dergi. Zamanin cogunu internette gezenler icin bence cok uygun olmus.

Dergideki bir haberin kisa ozetinden sonra devamina tiklarsaniz sayfalari cevirebileceginiz dergi sekli ortaya cikiyor. Uzerinde tiklayinca buyutulmus olarak gorebilirsiniz. Veya sagdaki dergiye tiklayin ve tamamini okumaya baslayin!

Hadi bir karsitirin bakalim. Ask-i Memnu dizisinin Bihter ve annesinin kiyafetlerinde kimin parmagi varmis sayfa: 18-19-20

Aradasimin yazisi Cin Usulu Temizlik 10-11-12-13

Tasarim Buyucus kimmis, yaz trendleri nelermis..

Unutmadan...
Birde turzim rehberleri var!

Thursday, July 02, 2009

Çarşıya Kiraz Geldi

O kadar çok blog okudum ki yazmaya mecalim kalmadı...

İyiyim.

Sıcaklardan bazen bunalsamda şikayet etmiyorum.

Yeğenimle vakit geçirmek çok keyifli. Artık cümleler halinde bıcırdıyor.

Kısa bir Çınarcık tatili yaptım. Anılarımı tazeledim.
Güneş-Kum kısmı tamamdı fakat deniz anası ve kirliliği yüzünden kısmı 'ördek suya daldı zil çaldı'dan öteye gidemedi.
Eski mekanlar yerini yenilere bırakmış. Eski tanıdıklar kalmamış. Ama her köşenin bir anısı var.

Pazar günü Rumeli Feneri ve Kilyos tarafındaydık.
Rumeli Fenerindekisalaş cafenin manzarası çok güzeldi.
Kilyos'un çarşısı çok renkliydi.
Karadeniz ve Boğaz iyi geldi.

Aslında yazacak çok şey var ama vakit geç oldu...







Saturday, June 13, 2009

Karnem

Bende Karne Aldım!!! diye başlık attım facebook hesabımda.

*Sağlık {İyi}
*Mutluluk {İyi}
*Başarı {Orta}
*İş, Güç {Zayıf}
*Aşk {Zayıf}
*Hayallenme {Orta}
*Sanal İlişkiler {Pekiyi}
*Resim {Pekiyi}
*Video {Pekiyi}
*Bloging {Geçer}
*Spor {Zayıf}
*Beslenme {Haddiden İyi}
*Kanaat Notu {Eh}
*Ortalama {Yuvarlanıp Gidiyor}

Sonra 6 arkadaşımdan 'thumbs up' işaretli 'bunu beğendi' geldi. Yorumlarla da benim kanaat notumu yükselttiler.

Kuzenim demiş ki : başarılar hayatım...

Üniversiteden canımın içi demiş ki : bir dersi unutmamış mısın bi tanem : dostluk yıldızlı pek iyi...

Liseden şimdi spor eğitmeni olan arkadaşım demiş ki : pstttt Nilgüncüğüm. Niye sporun zayıf bakıyım;-))) Aaa olmadı şimdi ;-)))) Hadi kalk kaldır kollarını, takla at bakimmm;-)))başlıyoruz:-))) spora... canım ya bide ilk defa sanal spor hocalığı yapıyorum;-)))))) senin için canımmm...

Dolaylı yollarla tanışıklığım olan ve şimdiye kadar yüzyüze tanışmışlığımız olmayan arkadaşım demiş ki : hahaha.. ya sen bi de yaratıcılık ekle, benden pekiyi...:))) Beslenme haddinden iyi kısmında olaydan koptum zaten..:))

Bende onlara dedim ki : Arkadaşlar eyvellah. Beğenen ve yorum yazan elleriniz dert görmesin :))) Şimdi sizin eklediklerinizle kanaat notum yükselmiş oldu :)))) Eh'den 'Oh Ooooh'a geçti. Ortalamam ise 'Şeker Gibi' kıvama ulaştı. Öperim hepinizi!

Ya sizin karneler ne durumda?

Monday, June 08, 2009

Geçenlerde Eskişehir'le ilgili bir power point sunumu izledim. Zaten çok merak eder dururdum bu öğrenci şehrini, şimdi merakım daha da arttı.

Resimlerden anladığım kadarıyla her daim gelişen ve güzelleşen bir yer. Görmek istediğim yerler arasına o da katıldı.

Google'da Eskişehir resimleri yazıp arayın, bakın ne hoş görüntüler sizi karşılayacak.